Krizleri yönetmek üzerine düşünceler PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

   Krizler kişiler, firmalar ve yönetimler için tehdit olmakta ve genelde kayıp anlamına gelmekte. Etkilenenlerin ne yazık ki çok azı krizleri fırsata dönüştürebilmektedir. Sonuç başarısızlık olunca da kimse sorumluluğu üstüne almamaktadır. Bu nedenle bazı kişiler özellikle krizleri kabul etmemeyi, yok varsaymayı da bir yöntem olarak izliyorlar, düşüncesindeyim. Kriz başladığından itibaren kişiyi farklı bir dünyaya taşıyor, bazı acı gerçeklerle yüzleştiriyor ve artık hiçbir şey eskisi gibi olamıyor. Krizleri yok saymak, kabul etmemek biraz da cahillerin mutluluğu gibi bir durum.


    Bakış açısına göre farklılaşmakla birlikte bildiğiniz gibi kriz denilince finansal nedenlerden dolayı ortaya çıktığı varsayılan "ekonomik kriz" ilk akla geliyor, oysa yönetimsel problemler (merkezi ve yerel), yolsuzluklar, kayıt dışı ekonomi, kara para, adaletsiz vergi sistemi, gelemeyen yabancı yatırımcının yanında yurt dışına kaçan (zorunda kalan) yerli yatırımcı, kaynakların etkin kullanılmaması hatta israfı, kamunun aşırı büyük ve hantal yapısı, kamu bankaları (özellikle görev zararı uygulaması), oy uğruna verilen destekler (çeşitli ürünler, görmezden gelmeler) ve teşvikler, uzun yıllar süren yüksek enflasyon, dış borcun yanında iç ve özel sektör borç yükü, riskli ülke sayılma ve bu nedenle daha yüksek faizle borçlanma, bunun sonucu ise borçların faizini dahi ödeyememe durumu, kendine yeten ülke olmayı sürdürememe (örneğin tarım ve hayvancılığın öldürülmesi, bu konularda tutarlı bir politikanın olmaması), dışa bağımlı olma, yatırım yapmadan yüksek kazanç peşinde olma, faaliyet dışı gelirlerden dolayı karlılık, sosyal ve bölgesel sorunlar, istikrarsızlık, yoksulluk ve eğitimsizlik gibi çok sebep var.

    Krizlerin oluşumunu ve suçlusunu salt bir sisteme (örneğin kapitalizm hatta globalleşmeye) bağlamak hatadır. Ayrıca sistematik krizler tekrarlanmaktadır. Çünkü geçmişte olduğu gibi günümüzde de sistemler kriz üretebilmektedir. Krizler sadece sisteme özel olmayıp yöneticilere ve yönetim şekline bağlı olarak farklı ölçeklerde gerçekleşebilir. Öte yandan krizleri inkar etmek, dış etkenlere bağlamak, önlem almayı ve çözmeyi düşünmeyip pansuman tedbirlerle geçiştirmeye çalışmak, hatta bazıları kriz yönetimi sektörü (danışmanlar, firmalar, kuruluşlar ve çeşitli organizasyonlar) oluşturuyor, bağımsızlığımıza, gelişmemize dahi bu yolla dolaylı olarak da müdahale ediyorlar demek ciddi bir hatadır. Bilindiği üzere devletler de firmalar gibi kriz yönetimi uygulamaktadır. Krizler olduğu sürece çözmeye talip olanlar da olacaktır. Bazı durumlarda ise, kriz konusunda uzmanlaşmış danışmanlara kriz doktoru da denilmektedir. Kriz yönetimi salt kişilerle ilgili değildir. Kriz yönetimi bir sistem olarak uygulanmalı ve krizler çok boyutlu düşünce ile yönetilmelidir. Bu aşamada kriz fırsatçılarına ve sahte kurtarıcılara dikkat uyarısını yapmadan geçemeyeceğim. 

    Özellikle ekonomik krizlerin sebeplerine bakarsak genelde üretmemek veya çağın gerisinde kalmış yöntemlerle üretmek, istihdamı ihmal etmek ve yanlış istihdam gibi faktörler karşımıza çıkmakta. Bu aşamada teknoloji üretmenin öneminin altını çiziyor ve kullanmamanın beraberinde nice problemleri getirdiğini söylemekle yetiniyorum. Krizlerin bir başka sebebi olarak da çoğunlukla üretime, kazanca bakmadan tüketmek üzerine yaşam sürmemize bağlı olarak krizler yaşamamızdır. Yakın tarih olmalarının ötesinde hem etkilerinin uzun sürmesi hem de toplumun büyük bir bölümünü etkilemesi açısından "5 Nisan 1994", "2000 Kasım" ve "21 Şubat 2001" krizleri öne çıkmakta. Bu krizler çeşitli şekillerde sadece kamu kesimini veya iş gören konumundaki çalışanları değil beyaz yakalılar dahil olmak üzere toplumun tüm kesimlerini etkilemiştir. Bunun üzerine her yıl işsizler ordusuna katılan üniversite mezunlarını da eklediğimizde olayın vahameti daha belirgin hal alıyor. Çözülemeyen işsizlik sorunu da krizlerin etkisini arttırıyor. 

    Son olarak 2008 içinde yaşadığımız global kriz ise tüm ülkeler için olduğu gibi ülkemiz için de ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. İç piyasada aylardır yaşanan durgunluk ve birçok konudaki belirsizlik durumunun üzerine tuz biber eklercesine önce Amerika'da patlayan sonra Avrupa ve dünyaya kademeli olarak yayılan krizin etkileri ne yazık ki sanıldığı kadar önemsiz ve süresi ise yine aynı şekilde kısa olacak gibi görünmüyor. Ne yazık ki etkileri hem kamu hem de özel sektörde ciddi sorunları ortaya çıkaracak nitelikte olacak. Buna hazırlık ve düzenlemeler yapmak, önlemler almak lazım ki yabancı ülkelerin de yaptığı bu. 

    Krizlerde bazen batılılaşma, bazen de tam tersi olarak batılılaşmadan uzaklaşma (batı karşıtı olma, dini veya coğrafi çözümler arama) hedefi konulmakta. Bazen demokratikleşme çabaları bazen de mevcut yönetimdeki aksayan yönlerin çözümüne yönelik yapısal değişiklikler hedef tahtasındadır. Mevcut durumun iyileştirme yönünde dahi olsa değişmesi, hatta değiştirilmeye teşebbüs edilmesi bazen birilerinin veya bazı çıkar gruplarının yeni krizler çıkarması için yeterli olarak görülmekte. Krizlerde suçlu aramak veya birilerini suçlamak adettendir. Suçlama aşamasında akla önce politikacılar sonra ise uluslararası mali kuruluşlar (IMF, Dünya Bankası, AB) gelmekte. Aykırı düşünceyi seslendirmek adına "Bu kuruluşların ülkelere gelme nedeni mevcut krizlerle ilgili, çünkü onlar çoğunlukla krizleri yönetemeyen siyasiler nedeniyle gelir, genelde de davet edilirler. Bu nedenle söz konusu kuruluşların verdikleri yanlış reçeteler nedeniyle krizleri derinleştirmeleri dahi salt onların suçu değil. Uygulayıcı politikacıların popülist uygulamalar için altına imza attıkları programlardan şaşması ve kendi hatalarını karşıya yüklemesi biraz da mızıkçılık olmuyor mu?" düşüncesinde olanlar da var ki, genel hatları ile katılmamak mümkün değil. Bu aşamada yanlış anlamalara neden olmamak adına biz kendimizi doğru yönetelim ki kimsenin "ne aklına ne de parasına" ihtiyacımız olsun diyorum. Krizleri aşamamada danışmanları ve uluslararası kuruluşları suçlamak kolaycılığı yerine ne önerildi ve ne yaptım sorusunu da sormak gerekiyor. 

    Şirketlerin yaşadığı krizlerin çoğunda stratejisizlik veya çoklu strateji gözümüze çarpmakta. Üstüne bir de kriz yönetimini bilmeme, uzun vadeli vizyon (buna bağlı olarak planlama), hedef ve amaç birliğinin olmaması krizleri derinleştiriyor. Krizlerde merkezi yönetimin, yöneticinin liderlik özelliği ve vizyonun şirkete geleceğe taşıyabilmesi önemli. Krize nasıl tepki vereceğini bilmeyen, kimlerin ne yapacağı belli olmayan, görevi ile ilgili yetkilerini kullanamayan ve sorumluluklarını yerine getir(e)meyen ara yöneticilerle çalışan, çabaları koordine edemeyen, şirket içi bürokrasinin farkında olmayan, kontrolü kaybetmiş, sistemin hangi aşamada neler üretebileceğinden haberdar olmayan, hatta beklenilmeyene karşı hazırlıklı olmayan yöneticinin başarılı olma şansı yoktur. Ayrıca kurum kültürünün krizleri aşma konusunda yüreklendirici ve yönlendirici olması ve doğru kararlarla uzun vadeli düşünerek yapılacak uygulamalarla pekiştirilmesi başarıyı beraberinde getirecektir. Gelecekte de var olmak sanıldığı kadar kolay değil, rekabetin yoğun olduğu, teknolojinin hızla ilerlediği günümüz iş dünyasında. Kriz dönemlerinde bazı noktaların net olması önemlidir. Krizi doğru tanımlamak, özelliklerinin farkında olmak, doğru planlama yapabilmek ve uygulayabilmek, kriz göstergelerini sektöre ve şirkete özel yorumlamak ve gerekli önlemleri almak, kurumsal kriz politikası ve yönetim becerisinin krizi aşabilecek bilgi donanımına sahip olması, doğru karar alabilmesi, erken uyarı sisteminin olması, etkin iletişim (halka ilişkiler dahil), doğru personel politikası izleme, müşteri taleplerini karşılama, şikayetleri çözme, sadece maliyetleri azaltma değil tüm kaynakları etkin kullanma, işbirliği yapma kişileri ve takımları verimli bir şekilde yönetme, gerekli yöntem ve tekniklerden yararlanma, kısaca krize karşı hazırlıklı olunması anlamına geliyor. Ayrıca kriz öncesi kadar kriz süresince ve sonrasında gerekli önlemleri almak gibi birçok detaya dikkat edilmeli, kısaca çok boyutlu düşünce ile krizleri yönetmek gerekiyor. 

    Yaşanan krizlerde insani ve sosyal boyut çok önemli, insanı dikkate almayan çözümler başarılı olamıyor. Geçmişte olduğu gibi kimse hep kemer sıkmak istemiyor ki, bu deyim dahi yaşı yirmi civarındaki günümüz gençliğine pek fazla bir şey ifade etmiyor. Ben, başaracağız krizleri yönetmeyi öğreneceğiz diyorum. Buna inanıyorum. İnanmak başarmanın yarısı, bunu gerçekleştirmek için çok çalışacağız... Başarı kişisel olmakla kalmamalı, hep birlikte başarmalıyız, ihtiyacımız olan bu. Bunun gerçekleşmesi basit sloganlarla değil ancak kriz yönetimi ile olabilir. Ülkemizde krizden bahsedildiği günün ertesinde birçok patron, üst düzey yönetici mevcut çalışanların bazılarını kriz bahanesi ile işten çıkararak aynı pozisyonlara daha nitelikli ama işsiz kaldığı için daha az talep eden adayları alma uygulaması yapıyor. Burada öne çıkan ise başlangıçta maliyetleri kontrol etme, bazı durumlarda "küçülme" uygulamasının arkasına saklanma ve bazı yöneticiler için biraz da patrona yaranmak, kendi konumunu veya günü kurtarmaya yönelme çabasıdır. Yöneticilerin çoğu krizi yönetmek yerine kısa vadeli hedeflere kazançlara odaklanıyorlar. Bu nedenle geçmişte ve günümüzde de yönetici diğer sektörü etkisi altına alan krize dahi ilgi göstermiyor. Kriz önce sektörü sonra kendisini de etkilendiğinde ise vakit çoktan geçmiş oluyor. Çünkü kriz adeta kanser gibi tüm vücuda yayılıyor. Bu aşamada yöneticilere fazla yüklendiğimi düşünebilirsiniz, ama bu pozisyonları gereği. Çünkü krizleri yönetmek onların görevi. Yukarıdaki uygulamaların tersini yapmakla kalmayıp, örneğin işçi çıkarmak yerine yenilerini alan, küçülmek yerine büyüme hedefleri koyan ve güzel uygulamalar yapan nice başarılı yönetici ve firmalar var ki, bunların en azından krizi yönetmeye çalıştığını söylemek mümkün. 

    Bu yazıyı bu satıra kadar okuduğunuza göre bazı sorulara cevaplar aradığınızı düşünüyorum. Gelin bir dizi soruya birlikte cevap arayalım. Sizin cevaplarınız da çözüme katkı için gerekli. 

    1. Kriz nedir? Ne değildir?
    2. Sektörünüzü, sizi nasıl etkiledi? 
    3. Neler yaptınız? Krizi nasıl yönetmeye çalıştınız?
    4. Krizleri aşmak için neler yapılmalı? Bireylere ve şirketlere önerileriniz neler?
    5. Kriz Yönetiminde başarılı örnek Ülke, Firma ve Kişi olarak aklınıza kimler geliyor? 

    Eğer görüşlerinizi konuya ilgi duyan başkaları ile paylaşmak isterseniz aşağıdaki yahoo grubuma üye olarak görüşlerinizi mesaj olarak da gönderebilirsiniz. "Kriz Yönetimi" (http://groups.yahoo.com/group/CrisisManagementClass/) yahoo grubuma üye olmak için isterseniz Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir grup e-postasına boş bir mesaj gönderebilirsiniz. Üyeliğiniz otomatik olarak onaylanacak. Gruplarımda temel amaç bilgiyi paylaşmak ve yaymaktır. 

    Dileğim krizleri yöneterek fırsata dönüştürebilmenizdir. Bu dilek sadece bireyler için değil, firmalarımız ve ülkemiz için de geçerlidir. 

    Not: Bu yazı "Krizlerden Yükselerek Çıkın" isimli kitabımdaki kapanışı oluşturan "Sondan Önceki Perde..." ve "Sizin Bölümünüz" yazılarının çok kısa özetidir. 

    Abdullah Bozgeyik
    Bağımsız Danışman

tipyazilimlari.com

 

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.

löpürdek | kız oyunları | fx15 | emlakçılar | Sayısal Loto